İçeriğe geç
Yazı Boyutu

Hizmet Hareketi´nin Risale-i Nur Külliyatı ve Nurculuk hareketi ile irtibati nedir?

Hizmet Hareketi, barış içinde birlikte yaşama ve insanlığa hizmet etme ortak idealine matuf olarak; toplumsal sorumluluk ve hayırseverlik çerçevesinde, eğitim, diyalog ve insani yardım faaliyetlerini önceleyen, gönüllülüğü esas alan, barışçıl, dini, sosyal ve kültürel çeşitliliği kucaklayıcı, ilhamını İslamî ve evrensel insani değerlerden alan bir sivil toplum hareketidir.

 

Bir İslam alimi olarak Hocaefendi’nin hayatında  gerek küçük yaşlarda aldığı dini eğitim gerekse ilerleyen yıllarda yaptığı okumalarda Risale-i Nur’un çok önemli bir yeri vardır. “Benim beslenme kaynaklarımın başında Bediüzzaman ve Risale-i Nurlar gelir” sözü bizzat Hocaefendi’ye aittir. Şu tespitler de ona ait: “Bedîüzzaman çağdaşlarınca, kendi kuşağının en ciddî düşünürü ve yazarı kabul edilmiş; kitlelere hem bir sözcü hem de önder olabilmiş; ama kat’iyen kendini beğenmemiş, gösterişe girmemiş ve hep âlâyişten uzak kalmaya çalışmıştır. ‘Şöhret aynı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır…’ sözü, onun bu konudaki altın beyanlarından sadece bir tanesi. O, yirminci asırda İslâm dünyasında, şimdilerde dünyanın dört bir yanında, her zaman listenin başında birkaç yazardan biri olarak tanınmış, her kesimce sevilerek okunmuş ve zamanın eskitemediği simâlardan biri olarak da tarihe mâl olmuştur.” (Ruhumuzun Heykelini Dikerken, “Düşünce ve Aksiyon İnsanı)

 Risale-i Nur’lar muhteviyatı itibariyle inkar-ı uluhiyete karşı isbat-ı uluhiyeti merkeze alan, materyalizmin inanç dünyamızda yapmış olduğu tahribatı aklı ikna kalbi tatmin eden cevaplar veren bir eserler toplamıdır. Bu nedenle olsa gerek Bediüzzaman’ın sağlığında bu eserler emsali din alimlerinin eserlerinin rağmına Müslümanlar arasında çok daha büyük oranda kabul görmüştür. Hayatın tabii seyri içinde ferdi veya toplu olarak okunmuş, bu durum bir cemaat yapılanmasını beraberinde getirmiştir. Devletin bu bağlamda almış olduğu olumsuz tavırlar da Risale-i Nur’dan istifade edenlerin biraraya gelmesi ve kendi içlerinde hem dayanışma hem de cemaat şeklinde organize olmayı beraberinde getirmiştir. Yalnız gerek Bediüzzaman’ın sağlığında gerekse vefatı sonrasında Risale-I Nur cemaatlerinin ana faaliyetleri Risaleleri basmak, okumak, okutmak olmuştur. Dolayısıyla bir Risale-i Nur cemaatinden ya da Nurculuk Hareketinden söz edilecekse cemaat veya hareketin erken dönemler itibariyle faaliyet alanı sadece budur.

 Hizmet hareketine gelince; Hizmet, Hocaefendi’nin öğretileri, eğitim, diyalog ve insani yardım faaliyetleri başta olmak üzere çeşitli sosyal sorumluluk projelerini hayata taşıyan bir sivil toplum hareketidir. Dünyanın değişik ülkelerinde bu alanlarda kurumsal yapılanmaları vardır. Bu zaviyeden bakınca Risale-i Nur hareketi ile mahiyeti ve işlevi itibariyle zaten farklılık arzetmektedir. Fakat bu demek değildir ki Risale-i Nurlarla irtibatı yoktur. Hayır vardır. Özellikle Hizmet Hareketine mensup olan insanların imani düzlemde ana beslenme kaynaklarından biridir. Öyle zannediyorum ki Hizmet mensuplarının Kuran ve hadis gibi İslama ait temel iki ana kaynaktan sonra en çok okuduğu eserlerin başında hiç şüphesiz Risale-i Nurlar gelir. İşte bu manzara bazılarına Hizmet de Nurcu bir harekettir ya da onun devamıdır şeklinde hükümler vermesine neden olmuş olabilir. Ama gerçek yukarıda da ifade ettiğimiz böyle değildir. 

 Hizmet Hareketinin kendine özgü sabit değerleri ve sürekli gelişim gösteren projeleri vardır. Bu açıdan Hizmet Hareketinin kendilerine Nurculuk Hareketi diyen hareketlerle özellikle Risale-i Nurları okumak başta olmak üzere teorik düzlemde kesiştiği yerler olmakla birlikte dünya genelinde hayata taşıdığı projeler itibariyle bir farklılığı söz konusudur. Onun için Hizmet Hareketine Nurculuk Hareketinin devamı denilmesi bu ayrımları görmemek anlamına gelir.

Hizmete Dair sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin