İçeriğe geç
Yazı Boyutu

Hizmet, Gülen Hareketi, Cemaat, Gönüllüler Hareketi gibi farkli isimlendirmelerin sebebi nedir?

Özet:

Hizmet Hareketi, ortaya çıktığı 1970’li yıllardan bu yana farklı isimlerle anılmaktadır. Söz konusu isimler zamana, bağlama, isim tercihini yapan öznenin ideolojik duruşuna ve harekete bakışına göre değişiklik gösterir. Örneğin, hareketin gönüllüleri Hizmet ismini tercih etmiş, Türkiye toplumu genelinde ise Cemaat ismi daha yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Özellikle Batı’daki akademik camia ve medyada Gülen Hareketi ismi öne çıkarken, yine Batı medyasında ağırlıklı olarak Gülen Hareketi ismi kullanılmaktadır. Hareketin kendi şahsı ile anılmasından rahatsız olan Fethullah Gülen, Hizmet kavramına vurgu yapmakta ve buna ek olarak Gönüllüler Hareketi tabirini kullanmaktadır.

Hizmet

Bir çağdaş İslam alimi ve düşünür olan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin fikirleri etrafında şekillenen Hizmet Hareketi, ortaya çıktığı 1970’li yıllardan bu yana farklı isimlerle anılmıştır. Söz konusu isimlendirme tercihlerinin en önemli ve geçerli olanı ise Hizmet kavramıdır. Hizmet ismi, hareket gönüllülerinin neredeyse istisnasız bir oranda birinci isim tercihi olagelmiştir. Bir topluluğun hangi isimle anılacağı konusunda en temel referansın yine o topluluğun kendisinin olması son derece hakkaniyetli ve tabii olacağından, hareketi tanımaya çalışanların Hizmet kelimesinin gönüllülerinin başat tercihi olduğunu bilmeleri gerekir. Örneğin, hareket gönüllülerinin günlük diyaloglarında Hizmet’in yurtları, Hizmet’in okulları, Hizmet’in dergisi, derneği vb. gibi tabirler sıkça kullanılır.

Hizmet kavramının beslendiği birkaç temel referans vardır. Bunlardan birisi hareketin önemli ilham kaynaklarından olan Bediüzzaman Said Nursi’nin eserleridir. İkinci ve çok daha belirleyici olan referans ise Fethullah Gülen Hocaefendi’nin söz konusu kavrama getirdiği açılımdır. Nursi’nin eserlerinde daha çok bireysel dini-tasavvufi olgunlaşma vurgusu içeren Hizmet kavramı, Hocaefendi’nin eserlerinde daha evrensel bir yorumla ele alınmıştır. Hocaefendi’nin ortaya koyduğu insanlığa hizmet, yaşatmak için yaşama, yaşatma ideali gibi kavramlarla çerçevesi çizilen bu Hizmet kavramı tüm aidiyetlerden önce insan olma merkezine oturur. Hocaefendi’nin sözlü ve yazılı eserlerinde “Hizmet insanı” olarak tarif ettiği ideal karakter; adanmışlık, beklentisizlik, sorumluluk, fedakarlık, tevazu gibi hem tasavvufta hem de evrensel ahlakta var olan erdemlere dayanır.

Hizmet, 1990’yılların başlarında yurtdışında gerçekleştirdiği okulculuk hamlesi ve Türkiye içinde yaptığı diyalog açılımıyla kamuoyu önünde daha görünür bir hale gelmiştir. Özellikle 1994 yılında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın kurulması ile başlayan toplumsal diyalog girişimleri Hizmet’i kamuoyunun gündemine taşımış ve bu sosyal olguyu tarif edici bir kavram arayışına neden olmuştur. Bu arayış, Hizmet’in sosyolojik anlamda bir hareket olduğu yönünde geniş bir mutabakat doğurmuş ve Hizmet Hareketi kavrami yaygınlaşmaya başlamıştır.

Gülen Hareketi

Batı’da ağırlıklı olarak kabul gören sosyal normlar, her oluşumu kendi seçtiği isimle anmanın doğru olduğunu savunur. Buna karşın Batı dillerinde olmayan bir kelime olarak Hizmet akademik çevrelerde tercih edilmemiş, okuyucuya daha somut bir adres işaret edeceği varsayımıyla Gülen Hareketi tabiri Batı akademisi ve medyasının hareket için yaygın isim tercihi olmuştur. Bu tür çalışmalarda ön plana çıkan şahsın adıyla isim verme teamülünü de not etmek gerekir. Daha sonraki yıllarda Hizmet Hareketi ismi de akademi nezdinde kullanılmaya başlamıştır. Bunun sonucunda son dönemde bazı akademisyenler Hizmet/Gülen Movement (HGM) kısaltmasını kullanmaya başlamışlardır.

Gülen Hareketi terimi yukarıda sayılan gerekçelerle anlaşılır bir tercih olmakla birlikte, Hizmet gönüllülerinin çok tercih ettiği bir isim değildir. Bunun temelinde hareketin felsefesini en berrak yansıtan kelimenin Hizmet olması ve bu kollektif çabayı bir tek şahsın ismiyle anmanın daraltıcı bir bakış açısı olacağı düşüncesi yatar. Bu konuda en hassas tavrı sergileyen kişi bizzat Fethullah Gülen Hocaefendi’dir. Tevazu kavramının çok yoğun vurgulandığı bir tasavvuf terbiyesinden geçmiş bir İslam alimi olan Hocaefendi, Gülen Hareketi ismini harekete emek veren gönüllülere karşı bir saygısızlık olarak gördüğünden bu terimi kabul etmemiştir.. Fethullah Gülen Hocaefendi, hareket içinde öncelikli tercih olan Hizmet kelimesine ek olarak Gönüllüler Hareketi kavramını da kullanmaktadır.

Cemaat

Sosyolojik bir terim olarak cemaat, duygu düşünce inanç ve değer birliği, bu birlik etrafında inşa edilen kimlik ve ortak eylemi ifade eder. Hizmet hareketi incelendiğinde söz konusu karakteristik özellikleri sergilediği görülür.

Türkiye’de pek çok cemaat olmakla birlikte Hizmet Hareketi görünürlüğü, gönüllülerin sayısı ve toplumun her kesimine ulaşma çabası nedeniyle Cemaat kelimesinin en önce çağrıştırdığı topluluk olmuştur. 

Hizmet Hareketi her ne kadar ortaya çıktığı 1970’ler ıtıbarıyla cemaat tanımına gir se de 1990’ların ortalarından itibaren, başta yurtdışı eğitim ve yurtiçi diyalog faaliyetleri cemaatten harekete geçişin önemli dinamikleri olmuştur. Her ne kadar mevcut literatür ışığında günümüzün Hizmet topluluğunu “ilhamını inançtan alan bir ulusötesi (transnational) sosyal hareket” olarak tanımlamak en doğru yaklaşım olsa da, Cemaat kelimesi Türkiye’deki günlük kullanımda daha geniş karşılık bulmuş ve dolaşımda kalmayı sürdürmüştür. 2010’lu yılların başlarında Cemaat ismi güç ve siyaset ile sıklıkla anılmaya ve Hizmet’i itibarsızlaştırma yönünde kullanılmaya başlanmıştır.  bu kelimeye daha yumuşak tonda bir alternatif arayışı doğmuş ve camia kavramı ortaya atılmış olsa da Cemaat ismi Türkiye toplumu genelinde Hizmet Hareketi’ni isimlendirmede öncelikli tercih olmayı sürdürmüştür.

https://www.hurriyet.com.tr/gulen-cemaat-mi-camia-mi-17472510 

*Soruda açıklamaya çalıştığımız isimlendirmeler -Hizmet içinden veya dışından olsun- farklı felsefi, toplumsal, entelektüel gerekcelere dayanmakla birlikte belli bir makuliyet çerçevesi içinde olan, kabul edilebilir tercihlerdir. Ne var ki, bu çerçevenin dışında kalan ve çoğunlukla Hizmet’e hasım merkezlerin ürettiği Gülenist, Paralel Devlet, F.TÖ gibi kategorize edici, ötekileştirici, hedef gösterici isimlendirmeler de söz konusudur. Bu isimler, Hizmet’le ilgili ana akim dunya medyasi, akademik camia ve devletlerin beyanlarinda kabul görmediği gibi nefret söylemi kategorisine girmektedir. Bilimsel, insani ve hukuki açıdan sorunlu olan bu etiketler sadece Turkiye hukumeti ve onun etkisindeki birkac ulke tarafindan kullanilmakta olup marjinal kalmis ve bu çalışmanın dışında tutulmuştur.

Hizmete Dair sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin